Kategoriler

Archive for Haziran, 2009

ARTIK YAŞAMAK İSTEMİYORUM

Garibin aşkı çileyle biter.
Başında dönerek kuzgunlar öter.
Bu hayat çok kötü hemde çok beter.
Ben artık yaşamak istemiyorum.

Çile değirmeni un etti beni,
Neyleyim ben dünyaya küsmüş canı,
Sevdiğim varıdı benim birtane hani,
Ben artık yaşamak istemiyorum.

Yüreğim hopladı onu görünce,
Sözünde geçmiyor gönül sevince,
Kara gözlerine hasret kalınca,
Ben artık yaşamak istemiyorum.

Neyleyim dünyada olan varını,
Özlemle yaşarım ahuzarımı,
Hasret kaldım kara gözlü yarime,
Ben artık yaşamak istemiyorum.

Dünyayı takmadım senin uğruna,
Canımı koymuştum senin yoluna,
MeÄŸer ciÄŸnetmiÅŸim ben gururmu,
Ben artık yaşamak istemiyorum.

Ayazda kalmış kuşlara döndüm.
Evel ışıktım şimdi ben söndüm.
Cehenneme girerek bir güzel yandım.
Ben artık yaşamak istemiyorum.

Yavru ceylan gibi sensiz kalmışım.
Kopan güler gibi iyice solmuşum.
Musallada yatan ölü olmuşum.
Ben artık yaşamak istemiyorum.

Haticem dolanıp ağlar dururum.
Beynime silahı dayar kendim vururum.
Artık yaşayamam çoktur gururum.
Ben artık yaşamak istemiyorum.
İBRAHİM TATAR

ARAMA,ARAMAM SENİ

Baktıkça korkuyorum, sanki dünyaları yıkar öfkem,
Beni bu hale koyan sen, sen acımasızlığı öğreten.
Ne köye kasabaya giderim, ne de olur benden,
Kal ya da git sana kalmış, beni böyle seveceksen.
İstemem bir latife, beklemede bir hoş söz,
Bakışların anlamı yok bende, hepsi boş göz.
Yaşayalım yaşanacakları, sonra elveda son söz.
Arama, aramam seni, verdiklerini…

ANLAMAN GEREK

15.06

2009
Anlaman Gerek

Rıza Baldede

akar sular bile bir kere geçer
köprünün altında
———————-geçme yeter

gülümserim sarı yaprak halinde
gülümse bağ bahceye
——————————–bürünerek

gülü dalında, damlayı denizde
acıyı tadında
——————–bırakmak gerek

üzülme bahtım karaymış diye
ne bahtlar gördüm sefil
——————-kahretme geçer…

sen savaşlarımda yorgun başımı
koyduğum sulh yanımsın
————-mevzilerde alıp götüren

gözlerinde geçen hangi uçaktır
hangi gemi limanlarıma getiren
—-düşünmen gerek—
İBRAHİM TATAR

ANNEM

karnında taşıdın beni aylarca,
sütünle besledin beni yıllarca,
sonunda yolladın beni asker ocağına,
vatan borcu çabuk biter annem..!

sen rahat uyu ben nöbetteyim,
vatan için sen öl de öleyim,
özledim seni anne ne diyeyim,
vatan borcu çabuk biter annem..!

sen beklersin birde yar bekler,
saÄŸolsun b ize asker diyenler,
vatan için şehit düşenler,
vatan borcu çabuk biter annem.!

pusu kurmuş düşman anladık biz,
ablukaya aldık düşmanı hepimiz,
ateÅŸ emri geldi allah allah dedik,
vurulsakda silahı bırakmadı elimiz.

düşman bizi bırakmıyor annem,
ne yiÄŸitler ÅŸehit oluyor annem,
heryer kanla doluyor annem,
seni çok özledim annem,
duanı eksik etme annem,
düşmanı yenince döneceğim annemmmmm.!
İBRAHİM TATAR

AÅžK 2

Dalından koparılmış bir aşkta buldum kendimi:
Ürkek, naif, cesaretli,
Temize çekilmiş hayat notları gibi,
Akl-ı selim serzenişler;
Yahut
Veda vakti kaçınılmazlığı
Issız gecelerin hiçliÄŸinde…

Saklı kentin fotoğrafları,
Güneşin arkasına saklandığı gökkuşağı misali,
Ve kayıp kentin kayıp yakışıklısı,
YaÅŸamın tüttüğü bacalarda…
senin bendeki kalbin,
Çok geç,
Yerinden çıkarmak için…

İBRAHİM TATAR

AŞK ACISINI ÇEKEN BİLİR

Aşkın acısını bilemezsin be güzelim
öyle bir şeydir ki aşk acısı
sevdiğinden ayrıldığın zaman yanında sadece
bedenin vardır; ruhun, kişiliğin, düşüncelerin
daha da önemlisi sevdiğin orada kalmıştır
sen bu boş bedenle kalmışsındır
belki çok arkadaşın vardır
belki çok iyi ailen vardır
ama yine de yalnız hissedersin kendini
ne kadar biriyle dertleÅŸsen de
ne kadar acını anlatsan da
hiç kimse seninle bölüşemez bu acıyı
o zaman anlarsın aşkın diğer adının da acı olduğunu
ne kadar canına kastetsen de
ne kadar yalvarıp haykırsan da
geri dönmeyecektir
sana bıraktığı tek şey acıdır.
Ve bir gün gelir ki güzelim
her şeyi unuttum sanarsın
bak işte unuttum dersin arkadaşlarına
hani ben unutamazdım dersin
ama bunlar sadece ayrılığın verdiği
gönlünün hafıza kayıplarıdır
ne zaman ki onunla tekrar karşılaşırsın
gözlerinin içine bakarsın
işte anlarsın o zaman
unutmak ne kadar zor be güzelim
aşk karşılıksız olunca öyle bir koyar ki insana
ahh dersin o zaman demek haklıymışsın
ama iş işten geçmiş olur
ben senden bu yüzden uzak duruyorum
kaçıyorum
çünkü başıma gelecekleri biliyorum
ben seni sevmekten değil acı çekmekten
korkuyorum aslında…
İBRAHİM TATAR

ANA

Günlerin içindeki zamanlar sersemleşti
Eskiden vakit beÅŸti, ÅŸimdi vakit on beÅŸtir.
Gül gözlü güzelleri pınar başı eğlemez
Duygular vahşileşmiş, bedenler kızıl leştir
Yedi renge boyalı başlar poşu bağlamaz.
Bu günlere harcadım, dündeki variyatı
Sana göre bu gün yok, bana da yarın ana

Piçleşen tohumların başka yerden hormonu
O iri gövdelerde, koflaşan ruhlar saklı
Serçelerim kartalla, yarışmaya sürülür
Öyle bir zamandayım, öz farklı, kabuk farklı
Gül ağlatan bülbüller, yarasayla görülür
Kalmadı yok kıymeti, gülün, gülzârın ana.

Rahmete muhtacım ruh dünyam cılız mı cılız
Nefsim oburlaşırken, ruhumu aç koymuşum
Gören yok gösteren yok, olanca nimet varken
Şeytanî lezzetlerle, haramlarla doymuşum
Beni yaratan bana, tek dostum, kutlu yarken
Bilmedim kıymetini mukaddes yârin ana

Bağladığın bağları birer birer kopardım
Seyik sargı bilmeyen, kırıklar bela başa
Bir yere yolcu olsam ellerinden öperdim
Yol ne kadar uzasa, ayağım değmez taşa
Bu duaların hayrı, bereketinden derdim
Neden şimdi ulaşmaz ki duaların ana
İBRAHİM TATAR