Author Archive
DÜŞÜNÇELERİMİ SİLEMİYORUM
DÜŞÜNÇELERİMİ SİLEMİYORUM
Bir gece yarısı ağlayarak uyandım
Göz yaşlarımı mendile sakladım
Hapsettim düşünce göz yaşlarımı
Kurumaya zamana bıraktım.
Yüksek tepelere çıkıyorum
İki yana açıyorum kollarımı
Avazım çıktıkça bağırıyorum
Soramıyorum bulamıyorum yollarımı.
Salıveriyorum deli yüreğimi
Kartalın geniş kanatlarına
Salladıkça yol aldıkça
Anlıyorum seni sevdiğimi.
Yankılanan haykıran seslerim
Korkuyorum söyleyen bu benmiyim
Karanlık zindan zifir gecelerde
Bekliyorum yol kesen ğeçitinde
Bak kuşlar ne güzel uçuşuyor
Günahları yok onların
Onlar gibi olmak istiyorum
Çaresizce evrende koşuyorum.
Bir ağaç altında saatlerce kalıyorum
Yüzüstü bakıyorum yapraklar arasına
Hap solmuş güzel şeftali arasında
Kokusunu duyuyorum arkadaşların arasında.
Düşünüyorum kafa yoruyorum
Umutsuzca bekliyorum yollarını
Leyla ile mecnun hayal misali
Yollara düştüm seni sevdiğimden beri
Yalnızlık iskelesine çekiliyorum
Martılara ekmek kırıntılarını atıyorum
Güneşim doğuşunu gözlüyorum mavi sularda
Alışmışım deniz kokusunu seninle koklamaya.
Hani sen ve ben ne demiştik ne söylemiştik
Sahil kenarlarında gezerken yemin etmiştik
Mazi aklıma geliyor iskele sancağında
Düşüncelerimi resetliyemiyorum kendi başıma.
Söz Yazarı :
Ahmet Ergün ÇAĞAN
EVLENDİK 17 KASIM 1978 GÜN
EVLENDİK 17 KASIM 1978 GÜN
Seni dayı oğlunun düğününde görmüştüm
Gelin almaya giderken seni süzmüştüm
Güle oynana davullu zurnalı ne güzeldi o gün
Yüreğim çıkacakmış gibi o anı hatırlıyorum bugün.
O günden beri aklımdan çıkmadın sen
Maviş, maviş gözlerini alamadım kendimden
Sordum soruÅŸturdum seni mahalleden
Dediler uzağa vermezler, senin çevrenden.
İçime bir sızı düştü ateş oldu yaktı geçti
Saklayamadım duygularımı seni seçti
Hapsettim göz yaşlarımı mendile sakladım
Dayı oğluna mektupla ara sıra seni yokladım.
Haberini alıyordum yazdığım kalemimden
Satırlar, kelimeler birbiriyle yarışıyor sevginden
Sana ulaşmak için kaldıralım aradan dağları
İstemeye gelelim mi birleştirelim yolları.
Toplandık bir yaz günü hep beraber
Çöp çatan önümüzde arkada bizler
Geldik dayandık kapıya, beklemiyordun sen
Utangaç, şaşkın hallerin belli ediyordu bedeninden.
Bana baban öyle sorular sordu ki isterken
Cevaplarını verdim bir çırpıda aniden
Koltuk altlarım terledi çıkıverdi siyah çeketten
Boş ver olsun seni istedik ya, boş dönmedik o yerden.
Birkaç gün sonra nişanımız yapıldı
Ayrı, ayrı yerlerde olsa yüzüklerimiz takıldı
Hiç olmazsa hatıra olsun elimizdeki fotoğrafımız
Baban, görecek kızacak diye telaşlandık hepimiz.
Seninle kaldık uzunca nişanlı sekiz ay
Sorduk, yokladık aileleri her ay
Hoşnut kaldık yapalım dedik düğün
Seninle evlendik 17 Kasım 1978 gün.
Söz Yazarı :
Ahmet Ergün ÇAĞAN
KİM BİLİR TAM KAÇ KERE
KİM BİLİR TAM KAÇ KERE
Yanmadı mı bu gönül
Tam kaç kere,
Yandı, yandı tutuştu
Kor gibi, nar gibi
Kim bilir tam kaç kere.
Hüzün, neşe
Keder, elem
Kalan kül ise,
Arada bir gülümseme
Kim bilir tam kaç kere.
Deli yüreğim
Bazen hüzünlenir
Bazen suskun,
Arada bir sitem etmekse
Kim bilir tam kaç kere.
Seni anlamayan
Kendinden başkası
Yok ise,
Besbelli bittin sen
Kim bilir tam kaç kere.
Ben, ben olalı
BenliÄŸimden, kimliÄŸime
Merhaba dedim
Yürekle güvendim
Kim bilir tam kaç kere.
Öyle doldum
Omuzladım Dünya’yı
Cefakar, çilekeş
Yorgun, soluksuz
Kim bilir tam kaç kere.
Dik, onurumla
Söylediğim doğrularımla
Nefretsiz, yalansız
Kapattım defteri
Kim bilir tam kaç kere.
Açma sayfaları
Konuşmuyorlar artık
Kalemler mürekkep almıyor
Satırlar yol vermiyor
Kim bilir tam kaç kere.
Söz Yazarı :
Ahmet Ergün ÇAĞAN
BİRKERE AŞAĞI BAKMAZ BU DÜNYA
BİR KERE AŞAĞI BAKMAZ BU DÜNYA
Çilede cömerttir sevgide cimri
Payına düşeni vermez hani ya!
Bana gelince mi tutuyor kibiri,
Sürünüp gezeni görmez bu dünya.
Terazisi yokki; adalet koysun
Kefesi haksızı çekmez hani ya!
Al beni deye aç gözün doysun,
Mazlumun yüzüne gülmez bu dünya
Sana gönül vermek küllüm hataymış,
Uğrunda ölmek de değmez hani ya!
Kendim gibi sandım burnun kaftaymış,
Birkere aşağı bakmaz hani ya.
yazan dilek bilga
ELVEDA MEKTUBUM
ELVEDA MEKTUBUM
Sana bugün veda mektubunu
Yazıyorum bir solukla bunu
Günlerdir düşünüp durdum
Zincirlere franglara kendimi vurdum.
Adeta devrilen bir tomruk gibi
Orta yolda yuvarlanıp durdum
Bazen sorguluyorum yazdıklarımla
Odaların dar soluklarında.
Çiğerlerime bolca bir nefes çekerek
Bir solukla yolluyorum postacı misalı
Ak güvercinlerle paylaşıyorum derdimi
Diyorum haber verin nefes aldığım yerlere.
Duysunlar feryatlarımı inleyen nağmelerimle
Yazsınlar çekilen kahır arzularımı seninle
Sana veda mektubumu yazmadan önce
Okunmayan heceleri senle bölünce.
Uçuşuyorum kelebek misali esen gonca eline
Süzülerek iniyorum beyaz güvercine
Süzülüyorum yavaşça yol alan güverteye
Götür beni uzaklara kimse el değmesin.
Bugün sana yazıyorum elveda kalem elimde
Varsa sana verdiÄŸim masum resmin elinde
Bakarak uzun uzadıya artık yok diyeceksin
Buhar olsun yırtıver artık, at gitsin.
Deniz dalgaları hırçın ve keskin
Adeta boğuşuyoruz geçmişi sen hiçsin
Götüreyim seni isteğin yere dercesine
Dalgalar benle alay edercesine.
Artık mazilerinde yokum elveda
Gök kubbelerde çınlayan seslere veda
Çilekeş, kahır vız gelir artık bana
Elveda güzelim sana artık elveda.
Söz Yazarı :
Ahmet Ergün ÇAĞAN
BUGÜN KEYİFLİYİM BEN
BUGÜN KEYİFLİYİM BEN
Bugün keyifliyim ne dersen deyin
Yanmış, kırılmış, yıkılmış
Umurumda deÄŸil benim
Engin denizlerde ruhum
Çağlayan şelaleler
Akan ırmaklar
Tatlar benim, acıları eleyin.
Bugün keyifliyim ne dersen deyin
Güvercin kanatlarında
Şimşekler bulutlarında
Sürüler çobanlarında
Arıyorlar birbirlerini
Soruyorlar kimliÄŸini
Tatlar benim, acıları eleyin.
Bugün keyifliyim ne dersen deyin
Hüzün, keder uzaktır benden
Hızlı geçen trenden
Siren çalan zilden
Egzoz atan gazdan
Kalkan tozdan
Tatlar benim, acıları eleyin.
Bugün keyifliyim ne dersen deyin
Yetmeyen paradan
Ödenmeyen senetten
Kapıyı çalan postacıdan
Beni sevmeyen sevgiliden
Cevap gelmeyen iÅŸten
Tatlar benim, acıları eleyin.
Bugün keyifliyim ne dersen deyin
YaÅŸlanan bedenden
Görmeyen gözbebeğinden
Giden gençliğimden
Karanlık geceden
Kırılan testiden
Tatlar benim, acıları eleyin.
Söz Yazarı :
Ahmet Ergün ÇAĞAN
Sabah Yağmurları
Ansızın
Gittin
Gidiverdin iÅŸte..
Åžimdi sen
Göklerdesin..
Göklerde
Yıldızlardan da öte
Bir yerdesin..
Biliyorum
Gökten inen
Sabah Yağmurlarına
Sinmiş artık
Kokun nefesin..
Hissediyorum..
Islanıyorum
Seni hissederek
Sana hasret gidererek
Islanıyorum..
Sessizce gökyüzüne haykırıyorum!
Seni çok seviyorum
Seni çok özlüyorum..
Åžair: Ahmet Tekin