Kategoriler

Suan ‘Temel Fıkraları’ Katogerisi

YavaÅŸla

Temel otobanda köklemiÅŸ gazı, gidiyor… Bakmış bir tabela: “YAVAÅžLA 80 km.” Hızını o an 80′e indirmiÅŸ Temel. Az sonra bir tabela daha: “YAVAÅžLA 60 km.” Temel 60′a inmiÅŸ. Merakla giderken yeniden bir tabela: “YAVAÅžLA 40.” – “Yolda çalışma var galiba!” deyip 40′a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: “YAVAÅžLA 15 km.” Talimata uyarak 15 km.’ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: “YAVAÅžLA’YA HOÅž GELDİNİZ, NÜFUS: 2500″

Yazar

Karincalar

Temel bir gün bir Alman, Fransız, ve Rus’la birlikte bir otele kalmaya gitmiÅŸ. Otelde tek bir oda varmış. Onda da bir çok karınca olduÄŸundan kimse orda kalamazmış. Bizim kafadarlar “biz kalırız” demiÅŸler. Birinci gün Alman kalmış ve ancak iki saat durabilmiÅŸ. Fransız onun kadar da dayanamamış. Bunun üzerine Rus kalmaktan vazgeçmiÅŸ. Temel o gece odada kalmış ve odadan sabah geç saatte çıkmış. Herkes çok ÅŸaşırmış ve sormuÅŸ: – “Nasıl bu kadar kaldın. Temel de: – “Karıncanın tekini öldürdüm diÄŸerleri cenazeye gitti”, demiÅŸ.

Yazar

Temel Sifon

Güzel bir temel fıkrası daha güldüren bir fıkra okumadan geçmeyin.

Temel Dallas’taki kuzeni Dursun’u görmeye gitmiÅŸ. Dursun Temel’i havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin! “Uyyy, amma da büyük bu, daa!” Dursun hafifçe gülmüş: “Temel’im burası Amerika! Burada her birÅŸey büyük!” Yola çıkmışlar, Dursun’un çiftliÄŸinin kapısından içeri girmiÅŸler. Git git bir türlü eve varmıyorlar. Temel ÅŸaÅŸkınlık içinde: “Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!” Dursun gene hafifçe gülmüş. “Temel’im burası Amerika! Burada her birÅŸey büyük!” Neyse, akÅŸam olmuÅŸ, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasinda kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun’u taa uzaktan zor seçiyor. “Uyy!” diye bağırmış: “amma büyük masa, daa!” Dursun’un sesi gelmiÅŸ “Temel’im burası Amerika! Burada her birÅŸey büyük!” Yemekten sonra Temel’in tuvalete gitmesi gerekmiÅŸ. Dursun: – “Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapı” diye tarif etmiÅŸ. Temel alt kata inmiÅŸ ama sol yerine saÄŸdan üçüncü kapıya girmiÅŸ. Orası evin havuzunun oldugu yermiÅŸ. Heryer karanlık olduÄŸu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya baÅŸlamış: – “Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu çekmeyiiin!”

Yazar

Temel ve Dursun Kim daha iyi Dalar

Muhteşem bir temel ve dursun fıkrası kim daha iyi dalar?

Temel ile Dursun iddialaşıyorlarmış “Ben daha iyi dalarım” diye. Temel: – “Haçan ben 25 m’den denize dalarum da bana mısın demem.” Dursun itiraz eder: – “Yok yapamazsın!” Derken Temel: – “Gel uÅŸağım, sana ispatlıyacaÄŸum.” diyerek çıkar 25 m. yüksekliÄŸe ve cumburlop dalar çıkar bir anda. Dursun iddiayı daha ileri götürür: – “Haçan ben de 30 m.’den denize dalarum da bana mısın demem.” Temel itiraz eder: – “Yok yapamazsin!” Derken Dursun: – “Gel uÅŸağım, ben de sana ispatliyacaÄŸum.” diyerek çıkar 30 m. yüksekliÄŸe ve cumburlop dalar çıkar o da. Temel kızarak iddiayı daha ileri götürür: – “Ula ben ÅŸu dolu kovaya 2,5 m.’den dalarım.”. Dalardın, dalamazdın derken çıkar Temel 2,5 m. yüksekliÄŸe ve su dolu kovaya dalması ile çıkması bir olur. Ne de olsa Temel iyi bir dalıcıdır. Dursun da kızarak iddiayı arttırır: – “Ula ben de ÅŸu dolu kovaya 3 m.’den dalarım.” Dalardın, dalamazdın derken çıkar Dursun 3 m. yüksekliÄŸe ve su dolu kovaya dalar ve çıkar. Öfkeden gözü dönen Temel: – “Ben ıslak bir havluya 2 m.’den dalarım.” demeye baÅŸlar. Dursun her zamanki gibi muhalefeti oynar. Bunun üzerine Temel: – “Getirin bakayım ÅŸu ıslak havluyu!” der. Çıkar 2 m.’ye ve balıklama atlar aÅŸağıya. Yere ‘Güüüm!..’ diye çarpar başını. SersemlemiÅŸ bir vaziyette doÄŸrulurken söylenir: – “Kim sıktı bunun suyunu yahu?”

Temel Aldatmaca

Temel artık onun aldatmacısıda bu kadar olurdu…

İlyas ile Temel karşılıklı oturmuÅŸlar sohbet ediyorlarmış. KonuÅŸma sırasında iÅŸ kimin daha zeki olduÄŸuna gelip dayanmış ve iki uÅŸak birbirine bilmece sormaya karar vermiÅŸ. İlk bilmeceyi İlyas sormuÅŸ: – “Saridur, kafestedur, öter… Pu nedur, pill bakayrum…” Temel hemen, “Kanaryadur” cevabını yapıştırmış. Fakat İlyas hayır anlamında kafasını kaldırır. Temel, birbiri ardına bütün kuÅŸların adını sayıp döker. Fakat her seferinde İlyas hayır deyince pes etmek zorunda kalır. İlyas büyük bir sevinç içinde, – “Haçan insan hamsiyu pilmez mu?” deyince Temel hemen atılır. – “Hamsi saru deÄŸuldur ki?” – “BoyamuÅŸumdur..” – “Kafeste midur?” – “KoymiÅŸumdur..” Temel ÅŸaşırır: “Peku öter mu hamsi?” – “O da aldatmacasıdur iÅŸin daa!..”

Temel ve Sinyal

Temel bu seferde taksim meydanında arabasıyla meydanda dönüp duruyor.

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beÅŸinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel’i durdurup sordu: – Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: – Sol sinyal takıldı da..

Temel Ve Ortaokul İngilizcesi

Temel ve ortaokul ingilizcesiyle ingilterede ingilizlere sesleniyor…

Temel Çımacı olmuÅŸ, ilk kez yurt dışına gitmiÅŸti. Gemi Liverpool Limanı’na yanaşırken, Temel iskeledeki İngiliz’e bağırdı: – Tut ÅŸu halatı! İngiliz anlamadı bir ÅŸey.. Temel yine bağırdı: – Tut ÅŸu halatı! İngiliz’de gene hareket yok.. Temel ortaokuldaki ingilizcesi ile bağırdı: – Do you speak English? – “Yes.. Yes..” dedi İngiliz; Temel öfkeyle bağırdı: – O zaman tut ÅŸu halatı..!