Suan ‘Dini Hikayeler’ Katogerisi
Resulullahın (s.a.v) Duası Hikayesi
Resulullahın (s.a.v) Duası Hikayesi
bunu yazarken ellerim titredi biliyorum bu sözler canı gönülden düştü ellerimden ben yazarken titredim ya siz okurken
Resulullah efendimiz, (s.a.v.) Veda haccinda, “Veda hutbesini” bitirdikten sonra Bilal-i Habesi hazretleri, ezan-i serifi okudu. Butun Eshab-i kiram, huzur ve husu icinde dinlediler.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) , namazi kildirdiktan sonra devesine bindi. Cebel-i Rahme in dibine varip kayalari onune alip, kibleye donerek vakfeye durdu. Herkesin vakfeye durmasini emretti. Daha sonra: “Hayir, ancak ahiret hayirdir.” buyurdu.
Mubarek ellerini gogus hizasinda kaldirarak, butun peygamberlerin yaptigi pek faziletli olan su duaya basladi. Bizlere, bu sekilde dua etmemiz icin isaret buyurmus oldu:
“Allahu tealadan baska ilah yoktur. O birdir. Esi ortagi yoktur. Mulk, O a aittir. Hamd, O a mahsustur…
Ey Allahim! Kabir azabindan, kalbin vesvesesinden, islerin daginikligindan sana siginirim!
Ey Allahim! Ruzgarlarin getirdigi afetin serrinden sana siginirim! Ey Allahim, gozumde bir nur, kulagimda bir nur, kalbimde bir nur yarat! Ey Allahim, gogsume genislik ver, isimi kolaylastir!
Ey Allahim! Kalbe vesvese veren seytandan, islerin karisikligindan, kabir fitnesinin serrinden, gecenin getirdigi seylerin serrinden, gunduzun getirdigi seylerin serrinden, korkunc ruzgarlarin getirdigi afetlerin serrinden, zamanin nobet nobet gelen mihnet ve belalarinin serrinden sana siginirim! Sozun Devamini okuyun..»
Hz Ömer İle YaÅŸlı Karı’nın Hikayesi
Hz Ömer İle YaÅŸlı Karı’nın Hikayesi
( bu hikayeyi anlatırken yada yazarken gerçkten duygularım beni esir bırakmış gibi duruyrdu hasret hasret diye avunurken peygambere hz ömer’e duygularım kapılıyor ve onu görüyoru göz yaÅŸlarımda )
Karanlık bir geceydi; soÄŸuk ve dondurucu bir kış gecesi. Ayaz insanın iliklerine iÅŸliyordu. Halife Hz. Ömeri görüp onunla biraz konuÅŸmak üzere evden çıktım. Her taraf ıssız ve sessiz, bütün ÅŸehir uykularının en derin rüyalarında soluyor olmalı. Sokaklarda in cin top oynuyor. Yolumun ortalarına doÄŸru önümde insan olduÄŸunu tahmin ettiÄŸim bir karaltı belirdi. Biraz daha yaklaşınca gerçekten insan olduÄŸunu gördüm. Karşımdaki de verdiÄŸim selamı almak üzere başını kaldırıp yüzünü bana çevirince hayretten ÅŸaÅŸakaldım. Çünkü önümde benim ziyaretine koyulduÄŸum Hz. Ömerden baÅŸkası deÄŸildi. Gecenin bu saatinde herkes sıcak yatağında mışıl mışıl uyurken koca bir halifenin yapayalnız sokaklarda dolaÅŸmasını bir sebebe baÄŸlıyamıyordum. Üstelik bu dondurucu kış gecesinde. Merakımı yenemeyerek, hemen söze baÅŸladım; “gecenin bu saatinde yapayalnız niçin dolaşıyorsun?” Hz. Ömer r.a bana sokularak koluma girdi ve iÅŸin yoksa beraber yürüyelim diye teklif etti; “hem sana yürüken niçin yalnız başıma gezintiye çıktığımı da anlatırım” diye ilave etti. Ben “zaten sana geliyordum; biraz görüşür, sohbet ederiz diye düşünmüştüm. Madem ki böyle oldu; Sozun Devamini okuyun..»