Kategoriler

Yalnızlık Şiirleri Kısa

Bir Olacağa Teslim Ettim Kendimi

Öyle yenildim ki kendime
Artık kimi yensem boş
Öyle çaresiz bıraktım ki kendimi
Bütün çareleri tüketerek
Bir olacağa teslim ettim kendimi
Belki her şey bu kadar basitti
Belki her şey bu kadar zor
Ya herkes gibi olmayı beceremedim
Ya da kimse benim gibi olamadı

Ekrem Ekici

Yalnızlık

Yalnızlık sis gibi, yalnızlık sızı,
Yalnızlık buz gibi, yalnızlık ayaz,
Yalnızlık kaygan zemin, tutunmadan durulmaz,
Yalnızlık sensizliktir, sensiz de hiç yaşanmaz….

Yalnızlık gece gibi, etrafın hiç görünmez,
Yalnızlık sessizliktir, çığlıkların duyulmaz,
Yalnızlık dipsiz kuyu, içine hiç inilmez,
Yalnızlık sensizliktir, sensiz mutlu olunmaz..

Yalnızlık buz gibiyse, güneş doğar çözülür,
Yalnızlık karanlıksa, mum yakarsan aşılır
Yalnızlık sessizlikse, ıslık çalsan bozulur,
Yalnızlık yalnızca, rabbimize yakışır.

Halim Akın

KAHROLASI YALNIZLIK

Kahrolası yalnızlık yıne cepecevre sardı tum benlıgımı
Mutsuzum
Sahte guluslerden uzak YALNIZIM…
Kimsem yok
Kıyıya vurandalgalar kadar sıddetlı ve acız yalnızlıgım
Ölmeliyım dıyorum kendı kendıme
Ama cıkar yolum buda degıl bılıyorum
Gıtmelıyım uzaklasmalıyım buralardan
Herseyden kurtulup kendımle kalmak
Yanlızlıkların kuytusunda kaybolarak
Bu yalan şehrı unutmak ıstıyorum..
YALNIZLIK ONEMLI DEGILDIR ONEMLI OLAN NASIL YALNIZ KALDIGINDIR…

BETÜL DÖNÜS

Yalnızlık Şiirleri Can Yücel

Sevdiğin Kadar Sevilirsin

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını Kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir Gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
işte budur hayat!
işte budur yaşamak
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin Kadar Sevilirsin

Yalnızlık Şiirleri Facebook

en güzel yalnızlık şiirleri

Eşdeğeriyle Yan
Eşdeğeriyle yan yana yürürken
Cehennem sokağında birey olmak,
Ve en inceldikten sonra
İlkel sözcüklerle konuşmak seninle.

Saat beş nalburları pencerelerden
Madeni paralar gösteriyorlar,
Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık,
Bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.

Hiç bir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
2860 kez okundu.
Site Yöneticisi tarafından eklendi.

Her İnsan Yalnızdır
Gölgem, gölgeni bıraktı
Sindi, kuytu bir köşeye
Ayrı güneşler ısıtıyor bedenleri
Ayrı ayrı düşüyor yeryüzüne
Beden çerçevesi.
Zaten bütünlük dediğin nedir?
Saçmasapan bir çelişki…
Her insan bireydir ve tektir
Ne hüznü ortaktır,
Ne de neşesi…
Her bünye içinde eritir,
Çoğul sandığı tekil elemi.
Bırakın mirim masal okumayı
Saded bile yalnızdır,
Ona gelindiğinde!..

Çınar Ağacı
Hani gölgesinde oturduğumuz
Çınar ağacı vardı ya
Hatırladın mı bilmem
Gövdesine ismini yazdığım
Polenlerinden şikayet ettiğin
Yapraklarının yeşilliğine bayıldığın
Aşıkların hep sevdiği çınar ağacını

Bitmek tükenmek bilmeyen
Sohbetler ettiğimiz
Yaprakların hışırtısını
Ayin gibi dinlediğimiz
Çınar ağacını
Dün yine oradaydım
Her zamanki gibi sensiz
Geçmişin hatıralarında kalan
Maziyi yaşadım seninle sensiz

Adsız
Nereye baksam hep sensin
Hapsolmuşum bir garip oyuna
Bir yalnızlıktan kaçarken
Girdim diğerinin koynuna

Yalnızlık, bal şerbet, zehir
Akıl olmaz visalin peşinde
Gönül yanmış kalp esir
Bir çift gözün ateşinde.

poyraz

Demek ağlıyorsun sende uzak diyarların arka sokağında
İçinde çay demlenenen sigara kokan duvarların arasında
Neyseki ölmemişsin,neyseki sesini duyarım acı da olsa
Gençliğimin kaçışına şahit yegane dost demek ağlıyorsun

Anlamsız bir ilkokulun ardındaki aile faciası dolu ortaokul
Sonrası dost sonrası çocukluk nedir bilmeden büyümek
Daha ondörtlü yaşlarda sırtına ağır bir yük yüklemek
Sonrası dost sonrası çökmüş gözlerden yaş olup süzülmek

İlk gündü herkesin cebinde harçlık sesi gelirken
Senin dilinde arebesk dönerdi arka sırada
Canı sıkılan kantine koşarken tenefüs arasında
Sen cama bakar dönerdin sırtını o kara tahtaya

Neden senle dalga gecerlerdi hiç anlamazdım
Sen neden cevap vermezdin inan bu yaşımda anladım
Demek sen ozamanlar bile benim şu anki yaşımdaydın
Meğerse sen çocuklarla muhatap olamayacak kadar adamdın

Kaloriferhanenin arkasında canlanan türkülerin vardı senin
Islatarak yediğim dayaklardan daha acıydı o zamanlar dost deyişin
ankaranın dumanlarından daha dumanlıydı kara samsun içişin
köpeklere inat paylaşmaktan daha paylaşmaktı pilav-tavuk yiyişin

ah dost ah nasıl anlatmalı seni bilemem
yollar uzak yanına gelemem
hayatımda önce sen sonra ben
seni anlatmamam genç yaşta ey yorgun düşen
ama hayalimizi haykırırım sen yokken bu şehre
serseri bir cocuğuz hala fazla büyümüşüz
büyüdükçe küçülmüş küçüldükçe vazgeçmişiz çoğu şeylerden
aşktan ,sevgiden yeri geldi mi nefretten
bekliyorum seni o asma tavanlı kerpiç köy evinin kireç kokulu duvarların içinde
demliyorum dertle çayımızı kestanelerin yanında tezek ısıtmalı sobanın üstünde
ama gel artık be dost
insanlar çayımıza karışır oldu,çayımız bayatlamadan gel
gel artık dost,
aslan dediklerimiz bu gün bu yerde bir post
çiğneniyor…
kısacası buralar sert ve soğuk, her yerden poyrazlı
yaşadığımız bu hayatsa bedenin ruha sadece soykırımı…

TUZ TANEME

TUZ TANEME
Elde mızrap dilde türkü değilsin
Nasıl çalsın söylesene saz beni
Bende ben ol herkes beni sen bilsin
Bak aynaya senden gizli süz beni

Suya kanar aşka susar niceler
Gözyaşımı mesken tutar geceler
Harf çıldırsa deli olsa heceler
Anlatamaz seni bilmez söz ben…

Sen seni unuttuğumu sevmediğimi düşünmüyorsun tuz tanem, değil mi? Zaman kavramını unuttum, biliyor musun? her sabah görmesem de güneşin doğuşunu denizi, her an kalkıp gelecekmişsin gibi seni bekledim sabah yürüyüşlerim de…Umudu yüreğimde saklayabilmem ne güzel. Gülümsüyorum, biliyorum ki geleceksin bir sabah …

Sabah ilk ışıkları gözükmeden balkonumuz dayım, yine. Güneş inanılmaz kavuniçi renkle doğup on dakika içinde sarı bir ışık kümesine dönüşüyor. Oysa ki çocukluğumuzdan beri ’’Güneşin rengi nedir’’diye, bize sorduklarında hemen sarı derdik.Bugün nedense iki rengini de göremedim. Gri bulutların arkasından pili bitmek üzere olan fenerden, süzülen bir ışık demeti gibi, güneş…

Bana aldığın yelek beni sarmışsın gibi sırtım da. Sabahın serinliğinde o yüzden üşümüyorum.Bak, balkonumuz da ki kokulu karanfil, hani birlikte diktiğimiz,ilk tomurcuklarını açtı.…

Şimdi İzmir deyim evimizden çıktım çok erken daha hava karanlık sabahçı kahveleri bile açmadı gecenin son ayazı vuruyor yüzüme arabanın camından kordona varmak üzereyim.

Gözlerimi yoldan çevirdiğimde birlikte yürüdüğümüz kordon da denize bakıyorum. Saatlerce oturduğumuz, güneşin kıpkızıl derin, koyu mavilerde yok oluşunu seyrettiğimiz, akşam yakamozlarının bize ışık oyunları sunduğu, ayın gülümsediği hissedip,gözlerimizin birbirinde kaybolduğu kordan da deniz kenarının Yeni konukları var, oturduğum bank ta uzun süredir.Bir çift kumru.Saatlerce çalı çırpıyı taşıdılar, yukarı kısımda çakılı demir çubukların üstüne.Baktım, ne taşısalar düşüyor. Eskiden kullandığımız fileler vardı ya pazarla da hani parçalanmış olarak ondan buldum uçtukları bir anda onu demirlerin üzerine gerdim.Taşıdıkları artık düşmüyor. Sessizce anlaşıyoruz. Dişi kumru kuluçkada, hiç kımıldamıyor.Erkek kumru ise geceleri geliyor, herhalde ama geldi keşke görsen tuz tanem sokuluyor hayat arkadaşına.Gülümsüyorum onların mutluluğuna, gözümden akan iki damla gözyaşımla…

Nerdesin, yine gün kararmaya başladı.Yoldan gelenlerin arasında seni görmeye çalışıyorum. Ayağa kalkıyorum. Hüzün mü olacak gecem derken, köşeden dönen kırmızı araba ile sen yüreğimin umudu oluyor. Dinliyorum, sensin biliyorum. Anahtarın sesi !!! Hoş geldin, hayatımın nefesi, gülümsemem, gözyaşım, dudaklarımın busesi hoş geldin TUZ TANEM
Sen gene bozuk sun ne yapsam olmuyor kaybediyorum seni anlam veremediğim bir yön bir olay var çözmeliyim bulmalıyım nedenini bizde kumrular gibi düşür sekte dalları, çalı çırpıları mutlu olmalıyız deniz kenarında sabahın doğan ışıkların da

BİR GARİBİM ALEMDE
24/12/2010 sabah 06,15 kordon

SABAHIN İLK IŞIKLARI EVİMİ SON GÖRÜŞÜM

senin iş yerinden döndüm az önce eve uğradım çocuklarımı öptüm uyanma saydın seni de son kez koklamak isterdim nasip değilmiş olsun akşam oğlumla kızımla masa da plastik zıplatma oynarken yere düşen plastikleri alırken bir kaç kez kokladım derinlere sakladım acılarımın yanına koydum bakalım hangisi önce sönecek sen mi acılar mı
hayatımda böyle bir karar aldım ki aynı karne günün deki gibi ama bu sefer sevilmediğimi okuduğum binlerce kelimede
sana yaşattığım bu kötü hayat için kusuruma bakma yada özür dilerim demek içimden gelmiyor yakışmıyor da. Gerçekse bu yazdıkların ki sence gerçek yazıklar olsun bana adamlığıma
ama bence gerçek yanı yok. Ben satırlarında yazan kişi değilim yazdıklarını kabul etmiyorum.
umarım bu sayfa aklına gelir okursun bu yazdıklarımı

ben hiç bir zaman mükemmelim demedim ki
yada sana esir gibi davranmadım
neden bunaldın bu kadar bilemiyorum
keşke bende tanıdığın gözünle gördüğün
yıllarca şahit olduğun hatta tanış olduğun
karakterlerini gözlerinle gördüğün sanal olmayan
reel insanlar ve ailelerde gördüğün
hovarda küstah kumarbaz sadakatsiz
belki de kılıbık sümsük yada soğuk
parayı düşünen para için yapmayacağı
sahtekarlık olmayan bir tip olsaydım
sever miydin beni gerçekten
biraz daha uzun olsam
Beyazıt Öztürk yada Kenen Emirzalıoğlu gibi
hiç söylemedin yazmamışsın keşke şöyle olsaydın diye
hani biliyorum fakülte mezunu esmer uzun boylu falan ama
karakteri yaşama biçiminden hiç bahsetmedin

ben mi senin gözünde yalancı kaba cahil
hatta tahmin ediyorum iki tebessüme
bir kıkırdamaya kanan cahilin biriyim
konuşmasını bilmem ama ukalayım
her şeyi bilirim edasında laf cambazının biriyim
yok ben öyle değilim sen ve çocuklarından başka
hiç bir zenginliği olmayan hayatı sizlerle güzel olduğunu farkında olan
bu yüzden ailesine her zaman her ortam da her kırıldığında
şeytana inat daha çok sarılan
seni kırmayı ön öfkeli anında bile asla düşünmeyen
öfke ile azından çıkanlar için Allah şahittir ağlayan
bunları görmemek için gözlerini bana karşı kör eden sen sin be
TUZ TANEM

Bu satırlarım da da seni kıracak sözler yazdıysam
sana yazılmış bu satırlar da görme görmezlikten gel yazdığım satırlarda kırıcı olmak için yazmadığımı anla aslında onlar benim kırıldığım anlardır ah bir anlasan

ben bilemiyorum şimdi aklıma geldi belki de çok mutlusundur istediğin oldu
duaların kabul oldu kurtuldun
mutluluk hissi varsa içinde gerçekten gittiğime hemen boşanma davası aç rahatla tüm yüreğinle
Bu kayda verilen bağlantılar Gönderen bir garibim alemde

DEĞİŞİK GÜNLERE SIKINTILARA GEBE SANIRIM YARINLAR

Allahlım yeryüzüne gönderdiğin tüm melekler le anlaşmak bu kadar zor mudur?
Benim meleğim tuzum biberim şekerim çok sert aramıza sürekli mesafeler koyuyor
Benim onu anlamadığımı anlamaya çalıştığımı gayret ettiğimi görmüyor ya da yetersiz buluyor
Meleğim ama hiç yaklaşacak kapı bırakmadan kapıları kapatıyor
Beni kendine layık bulmuyor hakkı da var kim bir melek olabilir ki ben elimden geleni yapmak istiyorum yol bulamıyorum ki ama olsun meleğim canım tuzum benim bir gün anlarım anlatırım kendimi
Sevmek yorumlamak değil sevmek anlamak destek olmak destek vermektir bütünleşmek güvenmektir
Tuz tanem bana güveniyor aslında sadece olumsuzluklar üst üste geldi korkuyor
Ben daha büyük dalgalar atlattım meleğim bunu unutuyor bende istemezdim böyle olsun kim ister meleğini ve yavrularını sorunlar içine çekmek
Adam gibi adam olmak yürek ister başarı ister ben azıcık başarıyorum da bunu göstermeyi beceremiyorum her halde
Maddiyat sorunları benim yüz görüntümü meleğimde farklı hale getirdi.
Beni göremiyor artık sorunları ve korkuları görüyor o bir melek bir sihirli hareketi ile beni farklı dünyalara taşır yeniden sıfırdan başlamam için bir umut olur ama bunun olmasını izin vermiyor
Ruhumda olan meleğim ile çelişkiler yaşayan mutsuz bir melek arasında kaldım
Bilmiyorum ki belki gerçekten yetersizim mantalitesi olmayan yetersiz biriyim öyle olmasam tuzum şekerim meleğim neden uzaklaşsın benden adım adım
Artık aynı anda yastığa bile baş koyamaz olduk o hep bastırılmış bir sıkıntı ile gece oturur ve boş şeylerle oyalanırken ben acı çekerek uykulara dalarım
Allah’ım tüm melekler böyle midir bana yardım et Allah’ım yol göster adını günde hiç zikretmezsem 1000 yakın anarım duy beni kavur beni hamlıktan kurtar meleğime yakışır yap beni

BİR GARİBİM ALEMDE