A Nokta K
ayrılıkların a nokta k
ya da geri dönmemek üzere gidenlerin
sinir hat safhada yine
şu hafızayı kim yapmış
beynime sıçayım…
neden gitmek için gelir ki sevgililer…
çalınmasından korkuyorsan kardeşim,
ya almayacaksın başına belayı
ya kapayacaksın mahzene kendi duygularını…
A Hayat Ben Sana Ne Diyeyim
ne çocukluğumu yaşadım ne gençliğimi
ben bilirim o yıllar neler çektiğimi
misketlerim yoktu belki oynayacağım
yoktu bir amacım sarılacağım
gençliğim boş İstanbul sokaklarında geçti benim
boş bakışlarda aradığım mutluluğun resmiydi belkide
attığım her adım belaya tutsak
mutluğun resmini öfkeli bakışlarda silmiştim belkide
ben hayatı anlamaya çalışdıkça
binbir tuzaklar koydu yollarıma
uzaklaşıyordum belki ondan da
ama yiğitler bitmez boş İstanbul sokaklarında
artık göz yaşıma sığdırdımışım hayatı
her damlada atıyorum içimden
mutluluğun resmiyle beraber
anlamıştım artık hayatım hayata tutsak
ne insanlar tanımıştım köhne bar köşelerinde
artık kaybolmuştum boş içki şişelerinde
eriyordum siliyordun ey hayat beni de
tüm acıları yaşıyordum bu yorgun bedenimde
hayatımı hayatın içinde değiştirme vakti geldi
akan göz yaşlarımı silme vakti
boş İstanbul sokaklarını doldurma vakti gelmişti
ben beni bulmuştum artık
kim derdi hayatlar yalnız yaşanır
herkes kendi hayatını yaşar
oysa ki uzaklarda benim hayatımı ben gibi yaşayan biri varmış meğer
adını bilmediğim yüzünü görmediğim sadece duygularda sevdiğim
bu bizim şiirimiz olsun seninle yazdık farzet
hiç görüşemesekte hayaller içinde yaşasakta beraber
bu bizim şiirimiz olsun yıllar sonrada dilimizden düşmeyen
ben seninle boş İstanbul sokaklarındaki mutluluğun resmini çizdim
A Canlar
Topraklar ısınır, çiçekler açar,
Ağaçlar canlanır, mevsim ilkbahar.
İnsanlar şehirden, kırlara koşar,
İlkbahara, doyulur mu a canlar?
Sıcaklar bastırır, aranır ayaz,
Aylardan temmuzdur, mevsim artık yaz.
İnsanlar, serinlik isterler biraz,
Yaz sıcağı, yakıcıdır a canlar.
Sarıya bürünmüş, ovalar dağlar,
Aylardan kasımdır, mevsim sonbahar.
Havalar soğumuş, kıştan haber var,
Önlemini, almak lazım a canlar.
Yeşil bitkilerden, eser kalmamış,
Her yer karla kaplı, mevsim karakış.
Günlerce sürerse, fırtına yağış,
Garibanlar, üşür artık a canlar.
Ne olur birazcık, duyarlı olsak,
Yetimi yoksulu, arayıp bulsak.
Onlara da biraz, yakacak alsak,
Çocuklar da, üşümezdi a canlar
A Bülbülüm Garip Garip
A bülbülüm garip garip
Ötme beni ağlatırsın
Varıp yadlar arasında
Yatma beni ağlatırsın
Bübül gibi zardır işim
Akıttım çeşmimin yaşın
Hışımlanıp hilal kaşın
Çatma beni ağlatırsın
Aşık olan n’eyler malı
Ağlamaktır anın karı
Sevdiğim karşımdan bari
Gitme beni ağlatırsın
Der ki Aşık sana kuldur
Ezelden bildiğin haldir
Ya azat eyle ya öldür
Satma beni ağlatırsın
A Bülbülüm Garip Garip
A bülbülüm garip garip
Ötme beni ağlatırsın
Varıp yâdlar arasında
Yatma beni ağlatırsın
Bülbül gibi zardır işim
Akıttım çeşmimin yaşın
Hışımlanıp hilâl kaşın
Çatma beni ağlatırsın
Aşık olan neyler malı
Ağlamaktır anın kârı
Sevdiğim karşımdan bari
Gitme beni ağlatırsın
Der ki Aşık sana kuldur
Ezelden bildiğin haldir
Ya azat eyle ya öldür
Satma beni ağlatırsın
A Benim Kardaşlarım
Dostum yok ya dostum, düşman arama!
Sağolası kardaşlarım var ya benim…
Melhem diye tuz ekerler yarama
Sağolası kardaşlarım var ya benim…
Menfaat, çıkar olunca şu konu
Kimi kep’i attı kimi şifonu
Ali Cengiz olur oynar oyunu
Sağolası kardaşlarım var ya benim…
Dursun desen de duramaz yerinde
Kırk tilki var her birinin cebinde
Hesap günü gelir çatar birinde
Sağolası kardaşlarım var ya benim…
Huri melek sandığım masum yüzler
Kimi kuyum kazar, kimisi düzler
Ayışığı kadar kâr etmez hiç sözler
Sağolası kardaşlarım var ya benim…
Böbürlenme Çağlari beş kardeşinle
Ne desen boş, ne desen boş nafile
Sağlığında tükürürler leşine
Sağolası kardaşlarım var ya benim…
Süvârî
Şu bakır zirvelerin ardından
Bir süvârî geliyor kan rengi.
Başlıyor şimdi melûl akşamda
Son ışıklarla bulutlar cengi!
Bir bakır tasta alev şimdi havuz,
Suya saplandı kızıl mızraklar.
Açılıp kıvrılarak göklerde
Uçuyor parçalanan bayraklar!